Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik

Bursa -M.K.PaşaBursa -M.K.Paşa
ORMANKADIORMANKADI
KöyüKöyü
wwwwww
.ormankadi..ormankadi.
comcom


Basın Bülteni Basın Bülteni

Kaydol
E-Bülten E-Bülten

EtkinlikEtkinlik Kayıt Formu Kayıt FormuEtkinliklere kaydolmak için tıklayınız
CanlıCanlı Yayın Yayın
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
SohbetSohbet Bölümü BölümüDolu dolu ve hoşça vakit geçirmek için
DavetDavet Bölümü BölümüTanıdıklarınızı çağırın sitemizi canlandırın
İletişimİletişim Formu Formuinfo@

Çeşitli Bilgiler Çeşitli Bilgiler


BİR AYET BİR AYET

BİR HADİS BİR HADİS

Reklamlar Reklamlar

HİDAYET ÇALI, HİDAYET ÇALI, BENİM KÖYÜM (YENİ YAZI)

HİDAYET ÇALI, HİDAYET ÇALI, Benim Köyüm (yeni yazı)


defa gösterilmiştir

Benim Köyüm.(yeni  yazı)

Doğup büyüdüğüm , çocukluğumu yaşadığım bu yer benim köyüm. Kiminin doğduğu yer ile çocukluluğunu yaşadığı yer hep başka başkadır; Çalıkuşu gibi gezdirilmek zorunda kalmıştır köşe bucakta hep .Çok şükür ki köyümde doğdum ,çocukluğumu aynı yerde yaşadım, ölüm dışında ayrılıklar ve hüzünler pek görmeden ben bu köyde büyüdüm.

 Her çocuk gibi  sevildiğimi,sevildiğim için de beni sevenleri sevmeyi , sevgisinden haberdar olamadıklarımı bile nedensizce sevmeyi ,sevebilmeyi hep  ben bu köyde öğrendim.

Bir masırın,bir çeşmeli marka nakış ipliğinin henüz bitmiş  makarasını , bir telle küçük bir kafkas ,yılgın ya da kurumuş hardal sopasına tutturup ,bir domates yüklü kamyonu sürüyormuş edasıyla; tarifi imkansız mutlulukla, yol kenarlarında yalın ayakla koştura koştura, sesimiz kısılana kadar avaz avaz, tamgaz kamyon haydadık biz bu köyde.

Kabak arabası yapmış  bir arkadaşımıza rastladığımızda ; kendi küçük dünyamızdaki oyunu bırakıp ,hep beraberce ; kabak arabasını sırayla sürerek ,paylaşıp daha mutlu olmayı,ha benim ha onun, demeyi öğrendik biz  bu köyde.

Büyüklerimin eteklerine sarılarak sorduğum soruların cevaplarının başka sorulara sebep olduğunu; öğrenmeninde ,öğretmeninde  aslında ne çeşit yardımlaşma ve zevk olduğunu ben  bu köyün insanından öğrendim.

Oynadığımız yumulgaç, komel,kuka gibi  oyunlarda bile  hile yapan büyüklerimize karşı, hiçte çekip gitmeden arkadaşlarımızla; ‘’mızık  mızık makarna’’ diye topluca el çırparak anlamını bile henüz bilmediğimiz, bilemediğimiz bu tepkiyi(kınama) yapmayı saf kalmak adına ben bu köyün çocuklarından  öğrendim.

Küçük kavgalarımızla bozuştuğumuz  arkadaşlarımızla barışmak için bir mendil ıslatır  kurumasını beklerdik.‘’Arkadaşın küslüğü mendil kuruyana kadardır’’ sözünü her sevimli ve masum kavgalarımız sonucu büyüklerimiz kulaklarımıza  tebessümle fısıldamıştır bu köyde.

Bu köyde çocuk kavgalarında herkesin hep kendi çocuğunu suçlu buldugunun, kendi çocuğunun kulağını kendisinin burktuğunun,kimsenin  bir başkasının çocuğuna ufacıcık bir söz dahi söylemediğinin  bu köyde şahidiyim ben.

İçimizden arkadaşlarımıza karşı hiçbir pazarlık yapmayı bilmedik,bu tür şeyler öğretilmedi bize bu köyde .

Küsmeyi de barışmayı da; arkadaşımızla  gene birlikte el  ve parmak işaretlerimizle ortak  karografiler(küstüm ,bozdum, barıştım işaretleri)  yapıp acımızı onlarla  birlikte hissetmeyi öğrendik biz bu köyde. Belki de küslüklerimizin bir mendil kuruyacak kadar kısa,barışıklıklarımızın da onca çocukluk hallerimize rağmen, olabildiğince uzun olmasının sebebi; acıda da ,küslükte de , hoşlukta da hep beraber olmaktı,olabilmeyi başarabilmekti ,birbirimizi her halimizden haberdar etmekti,her halimizi her şekilde hep beraberce paylaşmaktı,paylaşabilmekti...

Sütsal ve Roma dondurmacılarının arkasından koşardık ,bir dondurmayı ,bazan birkaç arkadaş birlikte yerdik.Avuçlarımızdaki terden sırılsıklam olmuş bozuk paralarla ortak bir top alıp maç yapmayı, yenilenleri kızıdırmamayı , her türlü oyundan sevinçle ayrılmayı öğrendik biz bu köyde…

Avludaki fırından yeni çıkmış sıcak ekmekte sana yağı eritip  o ekmeği tuzlayarak yemek, bize büyük doyumsuz bir keyifli ziyafet gelirdi.Sokakta bir şey kolay kolay yemezdik, yediğimizde mutlaka böler bazen bir küçüğümüzle ,bazen de bir büyüğümüzle üleşmek için büyüklerimizce tenbihlenirdik.

Mahalle de büyük bildiğimiz bizden birkaç yaş büyük çocuklara abi derdik. Abilerimiz bizlere ,ailelerimizden sonra adabı muaşereti öğretenlerin en başlarında gelirdi.Sokakta alınan terbiye bile çaktırmadan yuva sıcaklığında verilirdi.

Hemen her çocuk yazları mutlak camide Elif-Ba' ya gönderilirdi.İlkokul beşi bitirenler için kışları Secaaddin Hocaya gitmek adettendi.Hoca dediğimiz yer Kur'an Kursu idi.Kur'an öyle kimsenin kolay öğrenemeyeceği tecvitle disiplinli ama kolayca öğretilirdi.Kişinin inançlı ,sağlam müslüman olmasına sebep olan ;İslam itikadı(inancı),İslam ibadetleri, İslam tarihi (siyer) ve İslam Ahlakı dersleri alınırdı, öğrenilirdi.Diyanetin resmi diploması ile eğitimin resmiliği ve kalitesi tasdik edilirdi.

Köyde her bir ev kocamandı, iki oda bir salon birde mutfaktı ,dışarda çıkmasında seki si de vardı.Her bir ev kocamandı,içinde oturmak isteyen herkesi ama herkesi alırdı.Dede , nene ,anne  baba ,en az iki kardeş ,amca, yenge ve de  birkaç yeğen hepsi sığardı.Evde birisinde olan sevinç herkesçe paylaşılır herkese  yeter de artardı,üzüntü eşit olarak pay edilir, pek kimseye kalmazdı.

Evlerde yüksek duvarlı avlular,büyük demir kapılar nerde ise hiç yoktu.Bir evde pişen yemekten komşuya  aş’ı  soğutmadan yetiştiren küçük bir çocuktu.

Büyüklerimiz bize göre her şeyi bilirdi  , onlar büyüktü . Köyümüzdeki ,o yıllarda anca var olabilen, tek tük birkaç televizyonda gördüğümüz , Baki Kurtuluş Ansiklopedisinde okuduğumuz onca yerler ,onca insanlar ve memleketler başka dünyadan dı,bu dünya da sadece köyümüz ve insanları vardı.

 

Sanırım köyümü sevmem çocukluğumu sevmem demek; Tersinden de söyleyebiliriz ,çocukluğumu sevmem , köyümü sevmem demek.Tıpkı televizyondaki şeyleri sevenin televizyonuda sevmesi gibi bişi.

Kimse bebekliğini bilmez,herkes çocukluğunu bilir.Çocukluğunu geçirmek  yani yaşamak, hiçbir kopukluk olmadan tek bir yerde ,köy de, dolu dolu çocukluk yaşamak...

Çocukluk yaşamak demek; acı tatlı her olaya,güzel çirkin her söze safça, melekçe yaklaşmak, anlamaya çalışmak demektir bence.Yaşadığı her olayın gerçek renklerini ve renk keskinliklerini,kokusunu , sevincini ve heyecanını alıp (hiç farkında olmadan) vücudundaki yoğun ve karmaşık kimyasal reaksiyonlarla hissel ve görsel olarak  genetik yazılımlarla hafızaya çelikten daha sert ve silinmez bir şekilde yazmak, hatta kazımak demektir.Şimdi bizden hangimiz çocuklarımızın ya da yeğenlerimizin silgilerinin hatta defterlerinin kokularını ,o kitapların cicili bicililiklerinin,tılsımlılıklarının,cazibeliklerinin onlar kadar farkındayız .

Çocukken yaşayıp hafızamızda sakladığımız herşey ;hisle, heyecanla, renkle,koku ile,yoğunlaştırılmış binbir çeşit güzel duygu  ile yapışarak saklanır ve de mana olarak bütünleştirilir.Çocukluğumuzdaki hafızamıza çocukluk yetisi olarak yerleşen bu hatıralar hatırlanınca da hatırlanan sadece video formatındaki kuru görüntüler değildir.

Bence bu yüzden unutulmaz,bu yüzden hissel,heyecansal,rahatlatıcı,güvenli ve huzurlu bir  haz verir çocukluğumuz ve onun hatıralarını hatırlamak.

Bu hatıralarda yaşadığımız köy, onun yolu,taşı toprağı (bir türlü en az otuz yıldır içemediğimiz suyu) bizim kadar özeldir,bizim kadar bizimdir.Her çocukluk hatıramız köyümüzün bir köşesidir, köşesindedir.

Yıkılan eski bir evde,kesilen bir ağaçta,çürümeye terk edilmiş bir at arabasında, eskiciye satılan bir hurda da hatıramız vardır.Köyün büyüklerine verilmiş bir selamımız ,küçüklerimize adanmış bir mazimiz vardır bu köyde.Bu köy bizim çocukluğumuzdur.

Hatıralarımız kadar özel ve kıymetli,çocukluğumuz kadar masum.Çocukluğumuzun köyü,bu köy…

Çocukluk,insan belleğinde, dünya da , bilinçle beraber ilk bilgilerin oyun tadında öğrenilip yazıldığı, deneyimlerin saflık ve nedensiz mutlulukla hafızaya nakşedildiği, keşiflerin büyük ama kibirden uzak bir heyecanla önümüze her çıkanla paylaşılmaya çalışıldığı  ; sevginin, paylaşmanın ,art niyetsiz arkadaşlıkların her çocukta alabildiğince yaşandığı; dopdolu  , sımsıcak ,unutulmaz hatıraların oluştuğu ,bütün bunları hatırlamanın ‘’bir ömre bedel ‘’ bir evresidir bence.

Sanırım çocukluk nerde yaşanırsa insan için orası  tılsımlı, hiç yargılanmadan sevilen,daima özlenen ve günün birinde tekrar bu çilekeş hayattan uzaklaşmak için, ikinci çocukluğumuzu yaşamak için ,yaşam döngümüzü tamamlamak için huzurla sığınmak isteyeceğimiz ,döneceğimiz yer oluyor.

Köyüm;çocukluğumda herkesi tanıdığım,tanımadığımı köyümden yani kocaaa dünyamdan saymadığım  , herkesten  kendimce emin olduğum, sokaklarında korkmadan gezdiğim,ucu bucu( koca dünyada )avucumdan bile küçük bir yer olsa da aklımda fiziki boyutlarını henüz çizemediğim; büyük , çok  büyük bir yer…

Gelmek isteyen herkesi alabilecek kadar büyük bir yer benim köyüm.Benim için ucu bucu belli değil…

Henüz mana aleminde tamam olup surete bürünüp vücut bulmuş ,hudutları şekil almış bir yer değil benim köyüm.

DİPNOT :
.(Okurken bilemezdik tabi kıymetini ama tüm samimiyetimle ben şunu söleyeyim bir dipnot olarak yer açmak zorundayım; bütün hayatım boyunca okuduğum okullar ki imam hatip okulu da dahil, iki yüksek okul bir fakülte (bilgisayar mühendisliği) ve bir master programı ve bir düzine sertifika( ki uyduruktan değil.) programı dahil hepsi bir tarafa ,ilkokul beşten sonra köyümde okuduğum Kur'an Kursu (Hoca) bir tarafa.Orda öğrendiklerimin üstüne dini olarak ta çok şey koymaya çalıştım ama orası kadar sağlam, kalıcı, bereketli,feyizli , iz bırakıcı hayat boyu faydasını gördüğüm hiçbir şey olmadı.
Bu gün ibadetlerimi gönül huzuru ile yapmaya çalışıyorsam bu Kur'an Kursu ve onun Mümtaz Hocası evet sayın Secaattin Hocamız (Allah ondan razı olsun) sayesindedir.Evet ,ağaç yaşken eğilir.Ölümün yakınlığı canımızın yanmaya başladığında anlaşılır.)

RESİMLERRESİMLER
YORUM GÖNDERYORUM GÖNDER
  Adınız Soyadınız :
  Mesajınız :
Not : Lütfen küçük harf kullanınız. Maksimum 500 karakter

Önemli Not : Gönderilen mesajlar sistem tarafından kayıt altına alınmakta olup site yöneticileri tarafından görülmektedir. Lütfen bu hususa dikkat edelim ve başkalarını rahatsız edici mesajlar göndermeyelim.
Sayfa Üretim süresi :0,0117

© 2011 ormankadi.com
Ormankadı Köyü Web Portalı http://www.ormankadi.com

Tam Ekran