Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik

Bursa -M.K.PaşaBursa -M.K.Paşa
ORMANKADIORMANKADI
KöyüKöyü
wwwwww
.ormankadi..ormankadi.
comcom


Basın Bülteni Basın Bülteni

Kaydol
E-Bülten E-Bülten

EtkinlikEtkinlik Kayıt Formu Kayıt FormuEtkinliklere kaydolmak için tıklayınız
CanlıCanlı Yayın Yayın
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
SohbetSohbet Bölümü BölümüDolu dolu ve hoşça vakit geçirmek için
DavetDavet Bölümü BölümüTanıdıklarınızı çağırın sitemizi canlandırın
İletişimİletişim Formu Formuinfo@

Çeşitli Bilgiler Çeşitli Bilgiler


BİR AYET BİR AYET

BİR HADİS BİR HADİS

Reklamlar Reklamlar

Hicret


defa gösterilmiştir
Merhaba sevgili dostlar. Bir süredir yazamamıştım. Yoğun iş temposu yüzünden malesef çok keyif alarak yaptığım bu işe yeteri kadar vakit ayıramamamın rahatsızlığı içindeyim.

Aslında bu kez kaleme alacak güzel bir konum vardı cebimde ama siteye şöyle bir göz atarken Hidayet Hocam'ın köşesine taşıdığı derin anlamlar içeren yazı beni de eminim okuyan herkes gibi etkiledi. Ben de bu konu çerçevesinde düşündüklerimi yazmak, gördüklerimi paylaşmak istedim kendi penceremden...

Göç diye başlamış Hidayet Hocam cümlelerine ben müsadenizle Hicret diye devam edeceğim. Bu duygusal çağrışımlar uyandıran sözcüğün farklı anlamlar içeren başka bir açısıyla yaklaşmak istiyorum konuya...

Dünyada pek çok farklı alanda yüzlerce ilim adamı, lider, düşünür, yazar, değerli insan ismi sayılabilir. Bu insanların dünyaca ünlü araştırmaları,icatları, düşünceleri, faaliyetleri olabilir. Ben okuduğum dinlediğim tüm bu insanların hepsinde ortak bir yön buldum. O da hicret... Taş yerinde ağırdır sözüne karşı hareket eden bu insanların tamamının yakaladığı büyük başarılarının bir fasıla gerisinde ben hep aynı şeyi buldum. Hep gördüm ki o imrenerek okuduğum yada dinlediğim başarı hikayelerinin ilk paragrafında 'Sene bilmem kaçtı çıktım memleketten' cümlesi vardi. İstisnalar vardı elbet içerisinde fakat aksi yönde hareket edenlerde bu denli bir ortak başarı noktası bulamadım.

Herkes sever doğduğu toprakları fakat bu sevgi neyi gerektirir? Sevmek ne demektir? Sevmek sadece belli dönemlerde o çok özlenen topraklarda yaşayıp sohbeti sevilen insanlar ile sohbet edip zaman geçirmek midir? Bu biraz da bencillk demek değil midir? Benim memleketini sevmekten anladığım başka şeyler var. Bunların başında insanları sevmek gelir. Sevmek karşıdan olmaz, bunu göstermek de gerekir. Aklımızın her zaman bir köşesinde o insanların var olması demektir. Karşınıza çıkan her değerli fırsatta benim köyüme bu işte nasıl bir katkı sağlayabilirim endişesi taşımaktır sevmek. Yolunu suyunu, fakirini,işsizini,hastasını, askerdesini düşünmektir sevmek. Bayramında büyüğünü ziyaret etmek, küçük kardeşlerini ileride iyi bir eğitim alıp çok daha yetkin insanlar olmaları için çabalamaktır sevmek. Ve tam da bunlar için gerekirse Hicret etmektir sevmek.

Bilginin zekatı olur mu diyenler duydum. Bilginin de, mevkinin de, sosyal çevrenin de zekatı vardır. Ve bu zekatı vermek en yakınlarından başlar. Bizim de en yakınlarımız kendi köyümüz değil midir? Biz edindiğimiz mevkimizden, makamlarımızdan, bilgimizden vs. nin o çok sevidiğimiz köyümüze % kaç zekat verdik kaygısı ve bu hassasiyeti ile yaşarsak bazı şeylerin daha hızlı iyileşmesi yönünde yol kat etmiş olmaz mıyız?

''New Holland'' benim bünyesinde çalıştığım kuruluşun markalarından bir tanesi... Yeni Hollanda diyorlar ismine. Çoğu kez de bu soruya maruz kalmışımdır ' Abi bunlar Hollanda mali mıdır?' diye... Sen nerelisin diyorum hemen. Söz temsili Ormankadı diyor sorunun sahibi... Ha diyorum işte traktörün adı Ormankadı'mış. Nasıl yani? Açıklayayım...

Amerika'nın keşfinden sonra Avrupa'dan başlayan göçlerin ilk kolonilerinde Hollanda'lılar da vardı. Bu koloni Yok City'ye yerleşti. Daha sonra yerel yönetim bu göçmen grupla birlikte birçok grubu şehrin dışına yerleştirdi. Hollandalılar bu uygulama karşısında York City yakınlarında bir köye yerleştiler. Bu köyün adını geldikleri topraklar olan Yeni Hollanda anlamına gelen New Holland koydular. Ve bu köyde tarım yapmaya başladılar. Traktör bu köyde icat edildi. Ve mucidi ilerde dünyanın en büyüğü olacak bu markaya kendi köyünün ismini verdi.Ve bugün bu köyde bu devasa tarımsal mekanizasyon markasının bir ekipman fabrikası var. Ben geçtiğimiz yıl nasip oldu gittim. Hala bir belde olarak yaşamına devam ediyor. Hayatımda gördüğüm en güzel yerlerden biriydi.

Sizce hangimiz böyle devasa bir yatırımın ismine Ormankadı derdik? ve köyümüzü dünyanın en çok bilinen yerlerinden biri haline getirecek ilk adımı atardık? Cevabı herkesin kendisine bırakıyorum.

Göç , Hicret ile başlayan yazımı .köyümüze karşı beslediğimiz sevgimizi ölçmemize yardımcı olarak birkaç örnek ile tamamlamaya çalıştım. Yazıma ilham aldığım Hidayet Hocam'a teşekkür ederek son veriyor, ekim işlemlerinin başladığı bu mevsimde tüm köylülerimize hasata kadar afetsiz bir dönem ve bereketli bir yaz diliyorum. Ayrıca yaklaşan anneler gününde tüm annelerimizin ellerinden öpüyorum.







 

GÖNDERİLEN YORUMLARGÖNDERİLEN YORUMLAR

Ekleyen: HİDAYET ÇALI 20 Haziran 2012, Çarşamba 11:33
Ali Rıza Kardeşim şu anda en üretken yazarımızssın teşekkür ederim.Global çaptaki meseleleri yöresel meselelerimize uyarlaman oldukça mükemmel olmakta kardeşim...Devamını dilerim.

Ekleyen: ADNAN ÇAKIR 18 Haziran 2012, Pazartesi 20:28
ali rıza ellerin dert görmesin, dikkatle takip ediyorum yazılarını. bence yazındaki en güzel kısım bu insanların bir şeyleri dert edinip traktörü geliştirmeleri. bizim de böyle olmamız lazım ama nasıl... bir yaraya derman ol, adına ormankadı de. dünya arkandan gelsin. seni bilsin...
YORUM GÖNDERYORUM GÖNDER
  Adınız Soyadınız :
  Mesajınız :
Not : Lütfen küçük harf kullanınız. Maksimum 500 karakter

Önemli Not : Gönderilen mesajlar sistem tarafından kayıt altına alınmakta olup site yöneticileri tarafından görülmektedir. Lütfen bu hususa dikkat edelim ve başkalarını rahatsız edici mesajlar göndermeyelim.
Sayfa Üretim süresi :0,041

© 2011 ormankadi.com
Ormankadı Köyü Web Portalı http://www.ormankadi.com

Tam Ekran