Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik

Bursa -M.K.PaşaBursa -M.K.Paşa
ORMANKADIORMANKADI
KöyüKöyü
wwwwww
.ormankadi..ormankadi.
comcom


Basın Bülteni Basın Bülteni

Kaydol
E-Bülten E-Bülten

EtkinlikEtkinlik Kayıt Formu Kayıt FormuEtkinliklere kaydolmak için tıklayınız
CanlıCanlı Yayın Yayın
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
SohbetSohbet Bölümü BölümüDolu dolu ve hoşça vakit geçirmek için
DavetDavet Bölümü BölümüTanıdıklarınızı çağırın sitemizi canlandırın
İletişimİletişim Formu Formuinfo@

Çeşitli Bilgiler Çeşitli Bilgiler


BİR AYET BİR AYET

BİR HADİS BİR HADİS

Reklamlar Reklamlar

DÜNYAYI ON AİLE YÖNETİYOR!

Dünyayı ON aile yönetiyor!


defa gösterilmiştir
Eveeeet, işimizi gücümüzü bıraktık, sıra geldi dünya ile ilgilenmeye.
Nedir bu dünyanın hali kardeşim. Her yer kan revan, bi’dolu usülsüzlük, olabildiğince bencillik, bi’takım savaşlar falan…

Hep mi böyleydi diye biraz geriye gidelim, o da ne!
Hep böyle! Peki bunu kim yapıyor? Nedir bu insanlığın derdi?

Bu, hele hele bizim ülkemizde cevabı hemen verilecek bir sorudur.
Sokakta top oynayan, dizleri bereli çocuklara sor, söyler cevabını.
Abi dünyayı üç beş aile yönetiyor, adamlar bizim topumuzu bile patlattı geçen gün der.

Evet, ne yazık ki olaylara –içeriği tamamen gerçek olsa dahi- bakış açımız çok sınırlı.
Ve nedense suç hep dışarıda. Biz hiçbir şey yapmadık, onlar yaptı. Biz iyiyiz, onlar kötü.

Onlar kötü, burası doğru ama biz ne kadar iyiyiz?

Bir de bu on aile meselesini, dünyayı yönetenleri madem yazımıza başlık yaptık, dünyayı kimin yönettiğini açıklayalım.

Dünyayı Rothschildler, Rockefellerler, Warburglar yönetiyor denir ya ben dünyayı Recep Arkış’ın yönettiğini düşünüyorum.
Kararlarını gümeden veriyor, gizli örgütlerle görüşmelerini ise uçara gidiyorum diyerek köy arkasında gerçekleştiriyor.  

Neyse, şakayı dozunda bırakmak lazım. Arkadaşıma da bu vesile ile selamlarımı göndermiş oldum.

Biz, kendi çapımızı ölçmeden, nelere kadir olduğumuzu bilmeden, nereden geldiğimizi,
nereye gitmemiz gerektiğini sorgulamadan attığımız her adımda dışa bağımlı bir hale geliyoruz. Geldik!

Hep gündemdedir, petrol de dışa bağımlılık, doğalgazda hatta buğday da dışa bağımlılık diye.

Biz zihniyette dışa bağımlıyız artık.

Ekonomik yaşamdan çok fazlasını kastediyorum, zevklerimiz, hobilerimiz, dünyaya, doğaya ve insana yaklaşımımız…
Düşünce yapımız tamamen bağımlı durumda. Ve bence bu sigaradan çok daha tehlikeli.
Sigara beyin hücrelerini katlederken bu durum beynimizi aptallaştırıyor, en akıllımız bu dediğimiz adamlar meğer ne kadar boşmuş dedirtiyor.
Bu ne yazık ki hepimiz için geçerli. Biz, bize dayatılan zihniyetin istediğini düşünüyor, istediğini yapıyoruz.

Böyle düşünen biri İstanbul’u fethedebilir mi?

Çok eskilere gitmeyelim, bu zihniyette Çanakkale destanını yazabilir mi?

Her şeyi geçelim, bir şirket kurup ben dünyanın en büyük perakendecisi, en iyi reklam ajansı olacağım diyebilir mi?

Diyemez!

Ee, idealler olmadan yaşamak böyle bir şey!

Senin adına birileri karar verir, sen de yaparsın.

Sonra dünya bu yüzden kötü, bak zaten dünyayı bunlar yönetiyor demeye hakkın olmaz.
Hakkını aradın mı diye sorarlar adama çünkü.

Ne yaptın bu gidişatı engellemek için, bırak dünyayı kendini geliştirebildin mi diye bir bakarlar.

Bu konuda kendimde de çok kusur görüyorum, o yüzden dünyayı şuan kimin yönettiği gerçekten umurumda değil.
Önemli olan egomu, nefsimi yönetebilmek.  Hayatı bütün olarak görmek çok zevklidir ama sorunları çözmek için adım adım gitmek gerek.

Sınırları daha belirgin, buna rağmen hoşgörüden ödün vermeyen, yargılamayan, kibirlenmeyen, aklını kış uykusuna yatırmayan,
sorgulayan insanlar olmamız gerek. Kendimizi bilmemiz gerek. Bu aklın vebali var çünkü.

Dünyayı şu an bizim yönetmiyor olmamız hiçbir şeyi değiştirmeyecek,
buradan puan kazanamayacağız sanıyorum.

Düşüncelerimi aklıma estiği gibi yazmaya gayret ediyorum, ne birine bir lafım ne bir kimseye sözüm var.
Ortaya konuşuyorum. Ve amacım dünyada ne yazık ki az insana nasip olan güzelliklere, geçmişe ve ecdada sahip bizlerin silkinmesi.

Bunun nasip olup olmayacağını görmenin tek yolu ise çalışmak, çalışmak çalışmak. Her anlamda!

15 yıl önce yaptığımız grup toplantıları meğer ne kadar önemli ve değerliymiş! İnsan özlüyor.

Sevgiler, saygılar.


GÖNDERİLEN YORUMLARGÖNDERİLEN YORUMLAR

Ekleyen: ALİ AYBEY 24 Kasım 2012, Cumartesi 14:59
Adnan abicim bu güzel yazını okudum ve çok beğendim :) gerçekten olayları güzel bir şekilde dile getirmişsin ..bende yazabiliriyim diye düşünmedim değil. :)

Ekleyen: ERGİN ALTIN 25 Temmuz 2012, Çarşamba 14:44
tebrik ederim abi güzel iş çıkarmışsın. ama recep abi başlı başına ayrı bir faktör olduğu için onu tek bi konuda ele almalısın bence :)

Ekleyen: HİDAYET ÇALI 20 Haziran 2012, Çarşamba 11:31
Kardeşim Adnan kısa zamanda bir yazını daha yazdın.Köyümüz adına seni yürekten tebrik ediyorum.Son iki yazında global olayları yöresel çağa uyarlaman oldukça ufuk açıcı olmuş.Akıcı Türkçen de kolay anlaşılır ve de kaymaklı bir yazı hale getiriyor yazılarını.Devamını diler tekrar teşekkür ederim kardeşim.
YORUM GÖNDERYORUM GÖNDER
  Adınız Soyadınız :
  Mesajınız :
Not : Lütfen küçük harf kullanınız. Maksimum 500 karakter

Önemli Not : Gönderilen mesajlar sistem tarafından kayıt altına alınmakta olup site yöneticileri tarafından görülmektedir. Lütfen bu hususa dikkat edelim ve başkalarını rahatsız edici mesajlar göndermeyelim.
Sayfa Üretim süresi :0,0391

© 2011 ormankadi.com
Ormankadı Köyü Web Portalı http://www.ormankadi.com

Tam Ekran